. ATATÜRK’ÜN PAPALIĞA BAKIŞI:
. Atatürk'ün papalık hakkındaki görüşü ve
turumu nasıldı?
. Atatürk'ün Papalık hakkındaki görüş ve
tutumu, özellikle laiklik ilkesine ve ulusal egemenliği koruma
amacı güden siyasi ve hukuki bir zemine dayanmaktadır. Kişisel
inançlardan ziyade, Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni devlet düzenini
sağlamlaştırmaya odaklanmıştır.
. Atatürk'ün
Papalık'a karşı tutumu, Katolik inancına veya kişilere karşı bir düşmanlık
değil, tam tersine laik, bağımsız ve ulusal egemenliğe sıkı sıkıya
bağlı yeni Türk devletinin varlığını koruma çabasıdır.
. Türkiye'deki tüm inançların özgürlüğü ve
devletin dini işlere karışmaması ilkesi, bu tutumun temelini oluşturmuştur.
A)
Temel Görüş ve Tutum
. Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi
dininin olmadığını ve din işlerinin millet ve devlet işlerinden kesinlikle
ayrılması gerektiğini savunmuştur.
. Bu laiklik anlayışı, Papalık (Vatikan)
ile olan ilişkilere de yansımıştır.
1-Laiklik ve Ulusal Egemenlik: Atatürk'ün
laiklik anlayışı, din ve vicdan özgürlüğünü teminat altına alırken,
aynı zamanda dini kurumların siyasi gücünü ve devlet işleri üzerindeki etkisini
ortadan kaldırmayı amaçlamıştır.
Papalık, tüm Katoliklerin dini lideri olarak
uluslararası bir otoriteyi temsil ettiğinden, yeni kurulan laik Türkiye
Cumhuriyeti, ulusal egemenliğin zedelenmemesi ve iç işlerine dışarıdan dini
otoritelerin karışmaması konusunda hassas bir tutum sergilemiştir.
2-Din İstismarının Önlenmesi: Atatürk,
"din simsarlığına" ve dinin siyasi veya maddi çıkar için
kullanılmasına karşı çıkmıştır.
Bu bakış açısı, herhangi bir dini otoritenin
(Papalık dahil) Türkiye'deki siyasi hayata müdahalesini veya özel bir ayrıcalık
elde etme çabasını reddetmeyi gerektirmiştir.
B)
Katolik Kilisesi ve Türkiye İlişkileri
Atatürk
döneminde Türkiye, Papalık'la doğrudan devletlerarası resmi ilişkiler kurma
konusunda ihtiyatlı davranmıştır.
1-Resmi Olmayan Dostluk: Bazı
kaynaklarda, Türkiye ile Vatikan arasında resmi olmamakla birlikte dostluk
münasebetlerinin bulunduğu ve bu durumdan her iki tarafın da istifade
ettiği ifade edilmiştir.
Bu, Katolik cemaati ile ilgili pratik konuların
ele alınması için diplomatik bir kanalın varlığını göstermektedir.
2-Papa Ziyaretleri Konusu: Tarihi tartışmalardan
biri, Papa'nın Türkiye'yi ziyareti konusudur.
Türk Ortodoks Topluluğu gibi bazı çevreler,
Osmanlı Padişahları'nın ve Atatürk'ün de Papalık'ın siyasi amaç güden
ziyaretlerine izin vermediğini iddia etmiştir.
Bu iddiaların arka planında, Papalık'ın
ziyaretlerinin dini değil siyasi bir amaç taşıdığı ve ulusal
çıkarlara aykırı olabileceği endişesi yatmaktadır.
C)
Türkiye'nin devlet olarak papalık ile ilgili ilişkisi nasıldır?
. Türkiye Cumhuriyeti'nin Papalık (Kutsal
Makam/Vatikan) ile ilişkisi, Atatürk dönemindeki ihtiyatlı yaklaşımdan sonra,
özellikle 1960 yılında resmiyet kazanarak bugüne kadar devam
eden, devletlerarası diplomatik ilişki niteliğindedir.
. İlişkilerin temelini ve mevcut durumunu
özetleyen ana noktalar şunlardır:Türkiye-Vatikan İlişkilerinin Temel I-I- Aşamaları
1. Cumhuriyet'in İlk Dönemi (1923-1960)
Atatürk'ün
kurduğu laik cumhuriyet, dini kurumların siyasi etkisini sınırlama politikası
nedeniyle, Papalık ile hemen resmi diplomatik ilişki kurmamıştır.
Bu
dönemde, Türkiye'deki Katolik cemaatiyle ilgili konularda gayri resmi temaslar
ve Papalık temsilcileri aracılığıyla yürütülen iletişim mevcuttu.
2. Diplomatik İlişkilerin Kurulması (1960)
İlişkilerin
dönüm noktası, Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın 1959'da Vatikan'ı ziyareti ve
dönemin Papası XXIII. Jean (Angelo Roncalli - İstanbul'da Papalık
Temsilcisi olarak görev yapmış ve "Türk Papa" lakabıyla anılmıştı)
ile yaptığı görüşmedir.
11
Nisan 1960 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti ile Vatikan Şehir Devleti
arasında resmen diplomatik ilişkiler kurulmuştur.
Karşılıklı
olarak Büyükelçilikler açılmıştır (Türkiye'nin Vatikan Büyükelçiliği
1962'de faaliyete geçmiştir).
3. Ziyaretler ve Mevcut Durum
İlişkiler,
karşılıklı üst düzey ziyaretlerle güçlendirilmiştir:
-Papa Ziyaretleri: Türkiye'yi ziyaret eden ilk Papa, 1967'de VI.
Paul olmuştur. Onu 1979'da II. Jean Paul, 2006'da XVI. Benedikt ve
2014'te Papa Fransuva takip etmiştir.
Bu
ziyaretler, genellikle Fener Rum Patrikhanesi ile diyalog ve dinlerarası barış
mesajları içerir.
-Türk Liderlerin Ziyaretleri: Cumhurbaşkanı düzeyinde
son ziyaret, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2018 yılında Vatikan'a
gerçekleştirdiği ziyarettir.
II- İlişkilerin
Niteliği
. Türkiye Cumhuriyeti'nin Papalık'la olan
ilişkisi, laik bir devletin uluslararası bir dini-siyasi otorite
ile resmi diplomatik kanallar üzerinden, barış, diyalog ve karşılıklı
anlayış çerçevesinde yürüttüğü köklü bir ilişkidir.
. Türkiye-Vatikan ilişkileri, karşılıklı
saygı, diyalog ve iş birliği zemininde yürütülmektedir.
. Bu ilişkilerin temel konuları şunlardır:
a-Diplomatik İlişkiler: Türkiye,
Vatikan'ı uluslararası hukukta bir devlet (Kutsal Makam) olarak tanımakta ve
tam diplomatik temsil düzeyinde Büyükelçilikler aracılığıyla ilişki
yürütmektedir.
b-Dinler arası Diyalog: Türkiye, özellikle Papa
ziyaretleri ve resmi temaslar aracılığıyla, Medeniyetler İttifakı ve Dinler
arası Diyalog konularında aktif bir rol oynamakta ve dünya barışına katkı
sağlamayı amaçlamaktadır.
c-Hristiyan Cemaatlerinin Durumu: İlişkiler, Türkiye'deki
Katolik cemaatinin ihtiyaçları ve hukuki durumları ile yakından ilgilidir.
d-Ortak Kültürel Miras: Anadolu topraklarının
Hristiyanlık tarihi açısından taşıdığı önem (örneğin Efes, İznik) ve bu mirasın
korunması da ilişkilerin gündeminde yer alır.
. Öğretmen GÖNEN ÇIBIKCI, 2025.11.28, İS.
. YAZININ
TÜMÜNÜ OKUYUNUZ:
. (YZ
destekli araştırma ve incelemeye dayanan yazım.)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder